Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Zeus

Felsefenin Bölümleri Nedir

Felsefenin:
1- metafizik
2- varlikbilim (ontologie)
3- bilgi kuramı (epistemelogie)
4- etik
5- estetik

olmak üzere beş ana dalı vardir.

Felsefenin Bölümleri Resimleri

  • 2
    Felsefenin Alt Dalları 3 ay önce

    Felsefenin Alt Dalları

Felsefenin Bölümleri Sunumları

Felsefenin Bölümleri Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Felsefenin Bölümleri Ek Bilgileri

  • 0
    3 ay önce

    Felsefenin Bölümleri Nelerdir?
    Felsefeyi Varlık Felsefesi, Bilgi Felsefesi ve Değerler Felsefesi olmak üzere üç ana dala ayırmak alışagelmiştir. Böyle bir ayrım ilk başta verdiğimiz felsefenin genel tanımından da açıkça görülebilir. Varlık felsefesi; adından da anlaşılacağı gibi ‘’ Varlık nedir?’’ problemiyle ilgilenir. Çeşitli varlıkları birbirinden ayıran öz nedir? Algılayamadığımız varlıkları bilebilir miyiz? Fiziksel olmayan varlıkları kanıtlayabilir miyiz? Varlık felsefesi bu tür problemlerle de ilgilendiği için çoğunlukla ‘’metafizik ‘’ olarak da bilinir. Varlık felsefesinin veya metafiziğin ilgilendiği ikinci tür sorular ise görünenle gerçeklik arasında nasıl bir ilişki olduğunu veya olabileceğine ilişkin sorulardır.
     
    Bilgi felsefesi veya diğer adıyla epistemoloji ise bilginin kaynağı, bilgi çeşitleri, bilginin gerekçelendirilmesi ( temellendirilmesi ) gibi problemlerle ilgilenir. Neyi bilebiliriz? Bilgimizin sınırları nelerdir? Doğru bilgi nedir? Hangi koşullarda bir şeyi ‘’ biliyorum ‘’ diyebiliriz? Bir şeyi tam olarak bilmek mümkün müdür? Ne çeşit bilgilerden bahsedebiliriz?
    Değerler felsefesi genel olarak ahlaki ve estetik değerleri kapsar. Doğru ve yanlış, iyi ve kötü ahlaki değerlerdir. Neye göre bir şeye iyi veya kötü diyoruz? İyi veya kötüyü belirlerken ölçümüz nedir? Ahlak bilgisi nasıl bir bilgidir? Herkes tarafından kabul edilen nesnel bir ahlak bilgisi var mıdır? Yüksek ahlaki değerler kişiden kişiye veya toplumdan topluma değişen göreceli değerler midir? Ahlaki değerleri nasıl gerekçelendiririz? Benzer soruları estetik değerler için de sorabiliriz. Güzellik var olan şeylerde midir, yoksa bir varlığı seyreden kişinin zihninde midir? Güzellik ve çirkinlik göreceli bir kavramlar mıdır?
    Yukarıda açıkladığımız bu üç ana dalın yanında felsefenin birçok alt dalları da bulunmaktadır. Bu dalların sayısı her geçen gün artmaktadır. Örneğin, kökleri çok eskiye uzanmalarına karşın, biyoloji felsefesi, fizik felsefesi, teknoloji felsefesi, duygu felsefesi, zaman ve uzam felsefesi gibi bugün hızla gelişme gösteren yeni alanlar da mevcuttur.

    Yukarıdaki şemada felsefenin çeşitli dalları gösterilmiştir. Bu dalların dairelerde içten dışa doğru yerleştirilmesi hangi alanın daha temel olduğunu ve aralarındaki etkileşmeyi ifade etmektedir. En temelde Bilgi Felsefesi, Metafizik ve mantık ile Felsefi Mantığın bulunması bu üç alanın diğer alanlara temel oluşturduğunu göstermektedir. Örneğin, bilgi felsefesi ahlak felsefesine temel oluştururken, ahlak felsefesi de siyaset felsefesi ve eğitim felsefesine temel oluşturmaktadır. Ama bunun tersi söz konusu değildir. Üçüncü dairede yer alanlar birinci ve ikinci dairedekilerden, ayrıca her daire içindekiler de kendi aralarında birbirlerinden yararlanır.
    Felsefenin gelişimini özetlemeye çalışırken geçmişten günümüze bu bölümlemeyi de yapabiliriz:

    İlkçağ,
    Ortaçağ,
    Rönesans,
    18. yüzyıl aydınlanma,
    Maddeci diyalektik felsefe.

    Felsefe kendi içinde de birkaç bölümü içermektedir:
    Mantık: Akıl yürütme, düşünme bilimidir.
    Bilim felsefesi (epistemoloji): Bilimler üzerinde düşünme. Bilim öğretisi.
    Etik (ahlak): Ahlak felsefesi. Ahlaksal olanın özünü ve temelleri araştıran bilim.
    Metafizik (fizikötesi, teoloji, dinbilim): Varlığın son temelleri, özü ve anlamı üzerine öğretiler. Başka bir anlatımla doğrunun ilkelerini arar ve dine ilişkin sorunları inceler. Varlıkbilim, evrenbilim, insanbilim, tanrıbilim, metafiziğin iç konularıdır.
    Anadolu Türk toplumunda, Cumhuriyet dönemine gelinceye kadar, gerçek anlamında bir felsefe olmamıştır. Batı dünyasında olduğu gibi bizde felsefeciler yetişmemiştir. İşin üzücü yanı şudur ki, felsefe, sakıncalı ve boş bir fikir çabası olarak görülmüştür.
    Felsefe, ilkçağlarda, ”Evreni kuran evrenin kökünde bulunan ana madde nedir?” sorusuyla başlamıştır. İslam toplumlarında evrenin ve canlıların nasıl yaratıldığı kutsal kitapta açıklanmıştır. Böyle olunca, birtakım insanların bu konuda ortaya attıkları fikirleri okumak, din adamları tarafından boş bir çaba sayılmıştır. Dahası, zaman zaman fikir sahipleri dinsizlikle suçlanmıştır.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin